Bu ara fena halde kar göresim var. Diğer yandan bizler gibi sıcacık evi olmayan hatta ve hatta aşağıda da bahsettiğim gibi bu mevsimde evleri başlarına yıkılan insanları düşündükçe de sıkışan yüreğim var. Cehennemin o ihtişamlı ateşi ve azabı bizlere bu küçük insani sevinçleri bile zehir eden canilerin üstüne olsun !
Kafi miktarda nefretle dolu olduğum için uzatmadan karla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. 2006 Şubat ayının hemde 28 'inde kar göreceğiz diye sevine sevine canım yeğenim Vildoşumun yanına gitmiştik. Malum Sivas-Şarkışla ülkemizin en soğuk noktalarından biridir. Üstelik gidiş tarihimize dikkat ediniz :) Otobüsten indiğimde yaşadığım hayal kırıklığını tarif edemem çünkü hava ılıktı :) Orada kaldığımız 4-5 gün boyunca dışarı çıktığımızda paltolarımızı kolumuza alarak ceketle gezmiştik. Döndükten bir gün sonrada kar yağışı başlamıştı :) Epeydir İzmir'de kar görmüyoruz. Kalbimin küçük köşesi istesede büyük bölümü aman yağmasın diyor.
Birazdan mesaim bitecek ve haftasonu beni bekliyor olacak. Umarım sağlıkla ve huzurla geçireceğim bir hafta sonu olur. Alışverişimi yapıp yeni tadlar denemek üzere evime koyulacağım. Aslında bu ara mutfağım her zamankinden çok çalışmakta ama onları resimlemeyi ya unutuyorum yada çok ilginç ve yeni bir tarif olmadığı için paylaşma gereği duymuyorum. Pişirdiklerim arasında cevizli üzümlü kek, zencefilli kurabiye, fırında kuzu budu gibi aslında keşke resimleseydim dediğim leziz tariflerde var amma velakin kısmet olmadı işte.
Herkese sağlıkla ve huzurla geçireceği bir hafta sonu diliyorum. Ağzımızın tadı hiç bozulmasın...



