Herkese yılın son gününden merhaba. Yine minik bir ara verdik. Canım annem safra kesesinden ameliyat oldu. Daha doğrusu safra kesesi tamamen alındı. Uzun süredir doktor arayışı içindeydik ve çok şükür bulduk. İnsani yönü kuvvetli üstelik konusunda uzman bir doktor Atilla El. Hiç gözümüz arkada kalmadan annemizi ona emanet ettik ve şükür ki yaşına, hastalığının boyutuna rağmen annemizi bize sapasağlam teslim etti. Safra kesesi halk arasında gereksiz bir organ olarak bilinse de başımıza açacağı işler bazında aslında oldukça önemli bir organ. O nedenle belirli periyotlarla mutlaka kontroller yapılmalı. Çok uzun yıllar hasta olduğunuzu farketmeden yaşayabiliyor ve durumunuz çok ciddileştiğinde belirti verebiliyor.
Bazen de artık herşey için çok geç olabiliyor. En önemli etken sanırım yediğimiz besinler. Ne kadar kaliteli ve mekanizmayı yormayan gıdalar tüketirsek sonuç olarak o kadar sağlıklı yaşlanıyoruz. Tabii bu yaşadığımız ameliyat süreci bizi biraz yordu. Annemde toparlanınca, keyiflerde geri gelince yine iş çıkışı bir kaçamak yapıp dün akşam AROG filmine gittim. GORA'da bel altı esprilerden oldukça sıkılmış hatta sinirlenmiştim. Niyetim AROG'a hiç gitmemekti amma velakin diğer alternatif film 3 saat süreceğinden vaktimde kısıtlı olduğundan giriverdim gari artık :) Hoş yine 21:00 gibi girdiğim filmden 23:28 gibi çıktım pek farketmedi anlayacağınız :)
Sonuç filmi beğendim. Bazı sahneler ve espriler keşke hiç olmasaydı daha iyi ve keyifli olurdu dedirtti bana. O prodüksiyona yakışmayacak kadar basit ve çabuk çabuk üstünden geçilmiş gibiydi ama genel anlamda iyi buldum filmi. Cem Yılmaz bu sefer espri ve seviyesi konusunda daha temkinliydi :) Netice sinemadan gülümseyerek çıktım. Bakalım 2009 senesi bizi gülümsetebilecek mi ? Küresel anlamda insanların yönetimdeki beceriksizliği, korkutucu derecede mal, mülk, toprak ve hükmetme hırsı, yetim hakkına diktiği gözü, bencilliği ve sapkınlıklarının tüm bedelini 2009'a yüklemekte adaletli olmuyor aslında. 2009 senesi mazlumun en gözde senesi olsun diyorum tüm kalbimle. Kendimi keşfettiğimden beri ne lapa lapa yağan kara, ne sevinç içinde kutlanan bayramlara, yılbaşlarına yada anneler, babalar gününe sevinebiliyorum. Yakacak kömürü ve odunu, oturacak sofrası, çalışacak bir işi, boynuna sarılacak, anası, babası yoksa hele hele birde hiç uğruna okulda, yolda, evinde, yatağında vurulan bırak din kardeşini dünya kardeşin varsa neye yarar sevinçler ve mutluluklar ? İşte bu yüzden bırakın 2009,2010 yada 3500'ü başımızda bu cellatlar oldukça güzelim yeni, pırıl pırıl yıllar bizimle birlikte lekelenecek.
Ben yine de tüm kalbim ve ruhumla bu cellatların yüreğine bol merhamet tüm mazlumlara da ettikleri ahların bir bir çıktığı 2009 diliyorum.
Nice mutlu yıllara...






