28 Ekim 2008 Salı

UNUTMADAN !


Blog sayfalarına uygulanan sansür üzerine iki çift laf etmek isterim bende. Sansürün bazı durumlarda gerekli olduğuna inanmakla birlikte, suçsuz insanları mağdur etmemesi noktasına yürekten katılıyorum. Hukuk devletinde yaşadığımıza göre dava açan firmada hakkını ve çıkarlarını korumakta özgürdür. Burada sorun daha çok mahkeme yada dava açan firmada değil arada durumu netleştiren ve sonuçlandıran bilirkişi ekiplerinin ya olmaması yada var ise bilgisiz, özensiz olması (ki bu son ihtimal bile olmamalı !) ve mahkemenin doğru bilgilendirilmemesidir. Her hakimin internet deryasında bir kaptan olamayacağını varsayarsak onu bilgilendirecek teknik eleman ve bilgi eksikliği olduğu ortaya çıkar ki, buradan da kaptan olmadığının bilincinde ! olan akıllı hakimin bir zahmet bilmediği konuda bilir kişileri bulup, danışması gerektiğinide valla bütün tayfalar bilir :)))
Yani kısaca bir Alman atasözü ile canım ülkemin adalet sistemini çözmüş bulunuyorum :))
Eşitlik arayan mezara gitmeli !!!!

QUİCHE

Farkettim ki hem mutfağıma dair demişim hemde mutfağa dair olmayan ne varsa paylaşmışım. Kendimi mutfağımla döveceğim şimdi Şahika misali :) Sizlere bir tarif vereyim isterseniz hemen :) Kendileri ıspanaklı quiche olurlar. Ancak ne hikmetse ben malzeme olarak ısırgan otu kullandığımı hatırlıyorum :) Ama ıspanaklıda olsa ısırgan otluda olsa bu tarif süper. Çocukların kapışarak yediklerini net hatırlıyorum ama :)) Önceki blog sayfamdan bazı tarifleri ara ara buraya alayım diye düşünüyorum. Zira çok fazla çeşit deneme imkanım olmuyor. Malum iş, ev hayatı, hastalıklar derken blogumuda ihmal ediyorum. Ancak son günlerde yaptığım bir tarif var ki akıllara zarar. Acaba yapabilecekmiyim derken kendimi öğlen-akşam günde iki öğün yapar buldum :) Sizi biraz merakta bırakayım. Tarifff azzz sonraa ............
Unutmadan yukarıdaki tarifimizde Selin Çağlayan arkadaşımıza ait.
http://www.selincaglayan.com/?p=130

24 Ekim 2008 Cuma

KARIŞIK DÜŞÜNCELER

Artık yakınmıyorum. Allah beterinden korusun diyorum. Bu sene olduğu kadar hiç bir sene bunca sağlık sorununu bir arada yaşamamıştık. Tam toparlıyoruz, bir başkasının hastalık haberi geliyor derken "olmaz" dediğimiz oldu. Evvelsi hafta mide ağrısı şikayetiyle acile götürdüğüm annemde safra kesesi taşı çıktı ve enfeksiyon nedeni ile direkt hastaneye yattı. Halamız hiç haberimiz yokken bir anda ameliyat için hastaneye yattı ve babaannemiz onun yanında refakatçi olarak kaldı. Ablam ise kadınsal hastalığı yüzünden evde neredeyse kıpırdamadan ameliyat gününü bekliyordu. Herkesin şaşırıp "ne yapacaksın şimdi çocuklara kim bakacak ?" sorusu ile tedirginliğim artmışken yardımımıza sevgili kayınpederim koştu ve torunlarına sabahtan akşama seve seve baktı :) Allah dedemizden razı olsun. İzmir'e taşındıklarından beri sadece bu yaşadığımız an için değil her anımızda bir anne yüreği ile yanımızda oldu. Bu nedenle çok ama çok şanslı olduğumu biliyor ve canım kayınpederimi elimin değil başımın üstünde tutuyorum. İyiki hem eşimin hem benim ailem yanımızdalar ve hep bir aradayız. Onlar olmasa hem iş yaşamı hem iki çocuk hem bir sürü hayali gerçeğe taşıma emeklerini hemde bir ev sahibi olmayı on senelik evliliğe biraz zor sıkıştırırdık. İşte hal böyle iken dedemiz evde çocuklara bakınca çok şükür bende izin almadan (izin almaya yeltenince başıma gelenleri biliyorsunuz !) hem işime hem anneme koşabildim. Halamızada zaten babaannemiz baktı derken şimdilik hastane olayını rafa kaldırdık bir süreliğine. Çünkü annemi ve ablamı bir ay içinde ameliyatlar bekliyor. Allah yine bugünleri aratmasın diyorum. Bende oldukça yoruldum diyebilirim. İşler zaten yoğun birde üstüne bu olaylar eklenince ciddi hafıza sorunu yaşamaya başladım. Sabah ütülediğim pantolonu unutup yerine etek giyip işe gelmek gibi :)) Ama bu hafıza sorununun en güzel tarafı pek fazla bir şey hatırlamadığınız için evde şöyle ağız tadı ile kavgada olmuyor. Hani şu biz dişilere ait olan yıllar yılı başa kakma olayını ben bu nedenle gerçekleştiremiyorum çünkü hatırlamıyorum !!!!!!!! :)) O yüzden şükür mutlu mesut geçinip gidiyoruz. Anlayacağınız "Benim annem bir melek" dizisindeki hafızasını kaybetmiş Neriman gibi oldum :))) Cahit kim ??? !!!!!!! :))))
Ömrümden geçen hergün hayat bana yeni bir şeyler öğretiyor. İnsan herşeye hazırlıklı olmalı. "Amannn annenanne bakamassa babaanne var o olmassa teyze var diyorduk. Üçününde olamadığı an oluyormuş demek ki. İnsanın belki her zaman değil ama kendini zora sokmamasını sağlayacak alternatif planları olmalı kıyıda köşede. Bu kadar olayın yanı sıra ülkemin içinde bulunduğu durum da beni iyiden iyiye germeye başladı. Kendimi meydanlara atıp sövüp sövesim gelmekte. Aşikar pazarlanmak, satılmak ve bölünmekten ben bıktım. Akan kanların, verilen şehitlerin hesabını artık birinin çıkıp sorması lazım. Bu ülkeyi ezilmekten, uzaktan kumanda edilmekten, gericilikten, peşkeş çekilmekten kurtaracak yeni bir Atatürk'e ihtiyacı var. Hep söylüyorum bizi karşımızda bildiğimiz, gördüğümüz düşman değil içimizdeki hainler bitirecek. Antalya'da golf oynayan üstelik 9.cu olan şapşal bir paşaya değil, erlerine komutanlık yapacak gerçek bir askere, oğluna çürük raporu almaya utanacak diğer anaların evlatları gibi oğlunu Aktütün'e gönderecek yepyeni bir başbakana, "babalar gibi satarız" demeyi onuruna yediremeyecek vatanın şehit kanı ile yıkanmış bir karış toprağında gözü olanın gözünü çıkaracak cesarette yeni bakanlara, çamur at izi kalsın ve çirkef siyaseti yapmayarak gerçek muhalefetin ne olduğunu gösterecek taze !!! parti yöneticilerine, aynı çatı altında toplanmış ama aynı hizmet uğrunda emek harcamayan vatan hainlerini tek tek o çatı altından süpürüp yok edecek yeni ve eğitimli, bilinçli milletvekillerine kısaca süper güç kuklaları ile aynı masada kadeh tokuşturup ülke kurtaran pardon batıran cibiliyetsizler yerine vizyonu geniş, dinamik, iyi eğitimli genç siyasetçilere acil ihtiyaç vardır.
Bir tane ben yetiştiriyorum nakış gibi ince ince, yavaş yavaş işleyerek ! Haydi analar erkek, kız farketmez Türkiye'nin yeni yüzleri olsun yavrularımız. Bu iş yine cesur analara düşecek Kurtuluş savaşındaki elif analar gibi. Çeşmenin başını tutmuş bilgi ile değil dürtü ile davranan erkek soyunu ancak başta yüreği cayır cayır yanan şehit anaları ardında bizler tüketebiliriz. Bu oyunu ancak ve ancak ana yüreği ve o yürekten geçen kan ile beslenmiş çocuklar durdurabilir !!!