29 Temmuz 2008 Salı

YAŞASIN !!!

Allahım yarebbim sanıyorum bu sefer başardım :) 17 temmuzdan beri uğraştığım izin konumu kısmende olsa halletim gibi :)Gelen faks şu şekilde :)
Kıbrıs Yavru Balık Sevkiyatı ile ilgili işlemler tamamlanırsa 4 Ağustos itibariyle,
Tamamlanmaz ise 11 Ağustos itibariyle,
Yani yine tam tarih belli değil ama olsun hiç olmassa tarih aralığı netleşti :) Keyfim biraz yerine geldi anlayacağınız. Benimki yorgunluk, dinlenme arzusundan çok çocuklarımla bir arada koyun koyuna olma isteği. Bir haftada olsa oğlum ve kızım sabah uyandığında yanıbaşlarında olma hayali :) Her sabah apar topar kalkıp, koşar adımlarla işe yetişmek yerine aheste adımlarla eşime ve çocuklarıma uzun sürecek keyifli bir kahvaltı hazırlama dileği. Şimdi işimin başına dönüyor ve arkamdan bir eksik vs kalmaması için çalışmalarıma hız veriyorum.
Görüşmek üzere...

28 Temmuz 2008 Pazartesi

İZMİR

Merhaba. Bugün canım çok sıkkın. Aslında yeni bir durum yok ama ne bileyim keyifsizim. İznim hala netleşmedi. İşlerin yoğunluğu nedeni ile iznimin ertelenmesi istendi. Empati yaparak bu isteğin haklı olabileceğini düşündüm ve iznimi iki haftadan bir haftaya düşürdüm ve tekrar yeni tarih belirledim. Yoğunluğa göre karar vermeye kalkarsak yoğunluk her zaman var. İşler hiç bitmiyor. İşyerinde tek bayan olmanın bir dezavantajıda bu sanırım. Diğer erkek elemanlarla aynı kefede değerlendiriliyorsunuz. Sizin evli olmanız, anne olmanız bir şey ifade etmiyor. Evet izne ve dinlenmeye ihtiyacım var ancak çocuklarımın bana daha çok ihtiyacı var. İznimi dört gözle bekleyen kızıma ben ne diyeceğim şimdi ? İşler yoğun ! yada sevkiyat zamanı ! Bunu 9 yaşında bir kızın yüreğine anlatabilirmisiniz ? Malum birde bu sene okullar erken açılacak. Eylül'ün sekizi dedik mi zaten "allah aşkına izne çık dinlen" deseler çıkamam :) Şu durumda özel günleride işin içine katarsak önümde çok kısıtlı bir süre kalıyor ki bakalım ikinci talep onaylanacakmı ? Ama kabahatin büyüğü bende. İşler yürüsün, aksamasın diye doğuma bir gün kalaya kadar çalışır, üç hafta sonra "bekliyoruz gel" dediklerinde gidersen olacağı bu. Bugün artık gerçekten limitimi aştıklarını düşünüyorum. Ocak ayından beri açıklayacağız deyip açıklama gereği duymadıkları zamlarımız ! Başka başka ağızlardan duyduğumuz "zam yapmayacağız" sözleri ve her ağlayıp, zırlayan sümüklünün "başka yerden iş teklifi var ayrılmayı düşünüyorum" tehdidi ile kaptığı zamlar ! Bizim iyi niyetimizin ve gururlu davranışımızın sonucu bu olmamalı diye düşünüyorum. Bir sıkıntı varsa hep birlikte katlanalım derken yapılan bir sürü şey... Ben sadece gülüyorum ve bekliyorum. Yüce rabbimin adaletine her zaman güvendim. Ve çok ta beklemedim adalet için. Yine beklemeyeceğimi biliyorum.
Bu arada yukarıdaki resmin yazı ile pek alakası yok :) Ne zaman sıkılsam eski İzmir resimlerini görmek beni rahatlatır. Çünkü o resimlerde görünen evlerde, o evlerin içinde yaşayan eski insanların yokluk içinde ama nasıl insanca yaşadıklarını, nasıl birbirine saygı duyduklarını, nasıl dostluk, komşuluk yaptıklarını düşünür rahatlarım. İşte şimdi rahatladığım gibi...

22 Temmuz 2008 Salı

YOL

Evet pekte iyi bir blog kullanıcısı olduğum söylenemez. Bu üç resimi arka arkaya eklemeyi beceremedim. Aslında beceremedim demeyelim de iki satır okuyup, araştırmak için vakit yok. Saat tam 00:00 uyku vakti. Ama resimlerde şöyle bir gezinirken ofisimin olduğu bölgeyi çekmiş olduğumu gördüm ve sizlerle paylaşmak istedim. İnsanın işe gidip gelirken böylesine güzel yollardan geçmesi güzel bir şey :) Birde o ofislerin içindeki insanlar güzel olsa...
Bu arada sabırla personel müdürümüzün izin kuruluna !!! beş gündür iznimi onaylatmasını bekliyorum. Sanıyorum sabrımım sonu yarın !!!

DENEMELER

Evet bugün kızım yanımda değil. Sabah dedesi alıp babaannemize götürdü. İki kardeş bir araya geldiklerinde öylesine kuduruyorlar ki arada sırada onları ayırmak gerekiyor. Ben anneleri olduğum halde bazen dayanamıyorum. Anneanne ve babaannede yaşını başını aldığından onlarda epeyce zorlanıyor. Birde kötü şans tek büyüdüğüm için ne oyun oynamasını biliyorum nede başladığım bir oyunu sürdürmesini. Müthiş sıkılıyorum. Hal böyle olunca çocuklar birbirleri ile idare ediyorlar ama ortalık toz duman oluyor :) Off varsın olsun diyorum şimdide. Kızım olmadan ev müthiş sessiz. Oğlumda uyudu. Böyle garip boş boş dolanıyorum sanki amaçsız. Yok bazen insan kafa dinlemek istiyor ama bu mümkünse bir kaç saati aşmasın. Bu arada ara sırada olsa mama denemelerim oluyor çocuklar için ancak fotoğraf makinasının dolu pili olmadığı için şu an yükleyemedim. Sevgili Burçin'in sitesinden
http://www.burcinindenemeleri.com/2008/07/vineli-parfe.html) vişneli parfeye bir dadandık ki sormayın gitsin. Dondurma niyetine çocuklar anında hüüp ediyorlar. Birde benim şu tariflere sadık kalmak gibi bir meziyetim olsa fena olmayacak. Ne yapın ne edin tarife sadık kalın. Ben bir dahaki sefere ellerimi, gözlerimi bağlayıp burnuma yapıştırıcam tarifi. Tek elim başka ölçülere ve gıdalara gitmesin diye. Ortaya genleri ile oynanmış canavar misali mamalar çıkıyor yoksa :) Bu tarifteki krema miktarını 1 kutu azaltıp benim yaptığım gibi muhallebisine sakız ekleyip sonrada vişneyi çıkarıp yerine bol çikolata koyabilirsiniz :)))) Can çıkmadan huy çıkmıyor gördüğünüz üzere...Ama hakikatten güzel oluyor :)) Birde Ufuk'un sitesindeki
http://ufukmutfakta.blogspot.com/2008/04/nutellali-muffin.html) tarifini yaptım bu akşam. Nutella az olunca evde bulunan bitter çikolataları kırıp kırıp batırdım muffinlerin ortasına. Yani yine tarif değişmiş oldu ama en azından özünden çok sapmadım :) Henüz tadına bakmadım ama güzel görünüyor...

21 Temmuz 2008 Pazartesi

MORDOĞAN

Sanıyorum burası. Yeni tatil durağımız Mordoğan. Hakiki İzmir'li olarak malesef Çeşme'yi, Bodrum'u sevmiyorum karmaşasından dolayı. Gitsemde ayaklarım geri geri giderek varıyorum bu duraklara. Mordoğan'a daha önce hiç gitmemiştim. Ama sakin olduğunu ve suyununda soğuk olduğunu duyuyordum. Bize lazım olan önce sakinlikti. Sonra içinde rahat edebileceğimiz döküntü olmayan, eli yüzü düzgün, orada olduğumuza değecek konforda ve görünümde bir yazlık. Şükür bulduk. İzin tarihim belli olur olmaz bavul toplamaya başlayacağım. Tam sezon olması ve otellerden kalabalık nedeni ile memnun kalamayacağımızı düşünerek bu yönde karar verdik. Canımız nasıl isterse öyle davranabileceğimiz bazen bir öğünü ekmek arası domates, peynirle bazen de bir fasıl gecesini andırır tatta, hep bir arada sağlıkla ve neşe ile geçirmeyi umduğum bir tatil diliyorum bize. Bu arada hislerime çok güvendiğim, tüm algılarımın açık olduğu, rüyalarımın çıktığı acaip günlerdeyim :) Bazen kendi kendimden korkar hale geliyorum. Eğer hislerim beni yanıltmıyor ise kalacağımız ev resimdeki taş bina olmalı ! Evet tüm samimiyetime inanın. Yazlığın dış görünümü konusunda hiç bir özel bilgiye sahip değilim. Sadece konforlu ve lüks olduğunu biliyorum. İçimden bir ses şu taş görünümlü bina diyor başkada bir şey demiyor. Hadi bakalım hep birlikte görelim sonuç ne çıkacak ? :))

DENGE

Arkadaşlar aslında buralardayım. Ancak işyerinde vakit bulamadığımdan yazamıyorum. Evde ise hafta sonu zaten bilgisayar başına geçmemin imkanı yok. Öylesine üç, beş kelime ile geçiştirmek istemiyorum blogumu. Ama oturup hem detaylı hem de özenli yazmak isteyince yarın, yarın olmadı yarından sonra derken, derken vakit geçiyor. Hepimiz iyiyiz çok şükür. Hayatımda stresimin azaldığı, daha rahat olduğum ve düşündüğüm bir döneme girdim. Beni rahat bırakmayan hızlı nabzım yüzünden gittiğim doktor "bütün tahlillerin normal arzu edersen pembe gözlük yazabilirim" deyince silkelenip kendime gelme vaktimin tamda ortasında olduğumu anladım. Annem kullandığı ilaçlar yüzünden mide kanaması geçirdiğinden beri ağzıma aspirin almışlığım yok. Başım ağrısa dahi kendi kendimi telkin ederek ağrımı tam olarak geçiremesemde hafifletmeyi başarabiliyorum. Ayrıca ben iki çocuk annesi çalışan bir bayanım. Hem iyi bir anne, hem iyi bir eş, hem iyi bir evlat, hemde çalışkan bir çalışan olmayı başarmaya çalışıyorum. Buda kolay bir iş değil. Bunun hastalığı var, özel günleri var ve daha ekstradan çıkan bir çok etken. Doktorada söyledim. Benim şartlarım bunlar, bunlar. Ne çocuklarımı bir anda büyütebilirim, ne istifa edip ev hanımı olabilirim ne de hayatımda köklü bir değişiklik yapabilirim (üstelik böyle birşeye şu sıra hiçte ihtiyacım yok !) Dolayısı ile bu şartlar içinde doğru düşünmeye ve davranmaya çalışmam gerekiyor. Aslında çalışıyorum belkide nabzımı yükselten bu çaba ama bir yerde yanlış yapıyorum demek ki... Pembe gözlük takmadan nasıl daha rahat olabilirim diye düşündüm durdum günlerce. Düşünürken farkında olmadan uyguladığımıda farkettim :) Sonra en çok nelere bir anda kızdığımı bu nedenlerin ne kadar önemli olup olmadığını sorguladım. Zaten bir sürü şey çorap söküğü gibi geldi. Ölümlü dünyada üstünde durulmadan geçilecek çok şeyi kafaya takıyoruz sanıyorum. O an için müthiş önemli olan ve bizi yoran sebepler belki üç, beş gün sonra önemini yitiriyor. Biz ise sinirlendiğimizle yada üzüldüğümüzle kalıyoruz. Hele hele iş yaşamı. Profesyonelce davranıp sorunların üstünden geçip gitmek gerekiyor. Ama hem insan hemde bayan olmamız bunu biraz zorlaştırıyor sanırım. Yaklaşık 1.5 aydır öncelikle beslenmeme çok dikkat ediyorum. Bol bol yürüyüş yapıyorum. Beslenmede sadeliğin ne kadar önemli olduğunu kavradığımdan beri çeşit çeşit yemekler yapma arzumuda rafa kaldırdım. İş yaşamımda ise zaman zaman oluşan sorunlarda önce kiminle karşı karşıya olduğumu düşünüyor ve tamamen kişiye odaklı çözüm üretmeye çalışıyorum. Yani kişinin bendeki önem derecesine göre (belki profesyonelce değil ama işe yarıyor :) önlem alıyorum. Aslında hayatımda ciddi sorunlar yok. Guatırdan şüphelenip doktora gitmesem bir şeyleri yoluna koyma ihtiyacı hissetmeyecektim. Bana göre zaten herşey yolundaydı. Oyunu bozan guatırım olabilirdi. Annemde de zehirli guatır olunca sadece baştan önlem almak istemiştim ama şükür herşey temiz çıktı ve ben sadece hayatımı tekrar gözden geçirme imkanı bulmuş oldum :) Allaha binlerce şükür on senedir yolunda giden bir evliliğim, yeşil gözlerine bakarken hala kalbimin çarptığı bir eşim, iki tane sağlıklı yavrum var. Allahtan başka ne isteyebilirim ki ? Bunu zaten biliyordum ama sık sık hatırlamak gerekiyor demek ki. Diyeceğim şu ki "Doktor hanım boşuna reçeteye eklemeyin zira kullanmayacağım" dediğim için çok mutluyum. Sizlerde neler var neler yok ?