12 Haziran 2008 Perşembe

BEDENİM BURADA AMA AKLIM KUŞADASI'NDA :)

Saat çok geç. İki kelime yazıp yatıyorum. Biz döndük. Tadı damağımızda, ruhum orda kaldı. Yarın burdayım :)
İyi Geceler...

05 Haziran 2008 Perşembe

YENİ DÖNDÜK AMA YİNE YOLCUYUZ :)


Hepinize kucak dolusu sevgiler gönderiyorum. Malesef blogumu sık aralıklarla güncelleyemiyorum. Yazacak bir çok şey birikti. Ama 24 saat, çalışan ve 2 çocuk sahibi bir anne için inanın yeterli değil. Öğretmen olmadığıma bin pişmanım. Yaz tatilleri bilinenin aksine 1.5-2 ay sürse de enerji depolamak için sanırım yeterli bir süre. Özellikle okuldan erken çıkıp eve gitmek yok mu şamda kayısı bana göre :) İşten çıkmam genelde 18:00'i geçiyor. Metro çalışmaları yüzünden evime 19:30-20:00 arası varabiliyorum. Ne diyelim sağlık olsun. Metro çalışmaları bitecek bizim emeklilik kapıya dayanacak. Bir işede yaramayacak :) Emeklilik derken yaşımı daha çooook bekleyeceğimi belirtmeliyim. Ama gerekli şartlar yerine gelmiş olacak inşallah.
Bu sene tatil sezonunu biraz erken açtık. Mayıs ayı içinde Kuşadası Festival Hotelde konakladık. Buraya ilk gidişimizdi ve çok memnun kaldık. Deniz hanım bir isteğimizi iki etmedi sağolsun. Önceden rezervasyon yaptırmamıza rağmen hotele vardığımızda aile odalarının dolu olduğunu öğrendik. Eyvah kabus başlıyor galiba derken Deniz hanım standart oda fiyatına bize suit oda verdi :) Manzara muhteşemdi. İnsanın yastığa başını koyduğu anda çekinmeden ardına kadar açılmış perdelerin karşısında uçsuz bucaksız deniz manzarası ile uyuması ve yine aynı manzara eşliğinde güne gözlerini açması nasıl muhteşem bir duygudur ! Mest oldum. Bizim katımızda çalışan temizlik görevliside görevini eksiksiz yerine getirdi. Yemekler belki mükemmel değildi ama çeşit boldu. İki ayrı noktada havuz olması çok güzel. Birinde yüksek volume müzik çalıp gençler ve kendini genç hissedenler eğlenirken diğer havuzda bizim gibi kafa dinlemek isteyenler ve mağdur :P , yorgun :P anne-babalar için uygundu. Ecem ile Emre sudan çıkmadı diyebilirim. İki kardeş harika eğlendiler. Evin içinde fotoğraf makinamızı kaybettiğimiz için bütün resimlerimiz cepte. Aktarır aktarmaz fikir olması açısından bir kaç resim ekleyeceğim bloguma. Benim için tatil demek öncelikle "ne pişireceğim" kaygısını yaşamadan hoooop cumburlop açık büfe önünde kendimi kahvaltılık yada akşam yemeği seçerken mutlu hissetmek demek :) Sonra elimi kolumu sallaya sallaya bulaşığı düşünmeden (iyice tembel mi oldum ? sanki bulaşık makinesi yıkamıyor evde bulaşığı :) havuz başına temel atmak demek. Çocukların sorumluluğu daha çok eşimde demek :) Çocukları eşime emanet ede ede akşama kadar kendimi Kuşadası'nın o güzelim denizine defalarca atmak ve çıkıp iskelede yalnız başıma dakikalarca deniz ile gökyüzünün kesiştiği noktaya bakıp düşünmek demek.Bu nedenle yazlık olayına bir türlü sıcak bakamıyorum. Satın almak bir kenarda dursun kiralamak bile kabus gibi geldiğinden ara ara böyle kaçamaklar yapmak çok daha akıllıca geliyor bana. Hiç olmassa dinlendiğimi hissedebiliyorum. Tadı damağımızda kaldığından yarın yine yolcuyuz. Ama bu sefer başka bir otelde olacağız. Döner dönmez şikayetmi edeceğim yoksa tavsiyemi edeceğim göreceğiz. Şimdi bana kocaman üç gün müsade. En yukarıdaki resimde bulunan şezlonglarda bazen denizin ortasında bazen açık büfe önünde Ecem'le, Emre'ye yemek beğendiriyor olacağım. Sağlıcakla kalın...